1. Merhaba Ziyaretçi !
    World Of Trucks Multiplayer Türkiye sitesine katılmak için buradan kayıt olabilirsiniz.
  2. Merhaba Ziyaretçi,
    discord.wotmp.com adresinden discord sunucumuza giriş yapabilirsiniz.
  3. Merhaba Ziyaretçi,
    Steam grubumuza katılıp, yapılan etkinliklerden ilk haberdar olma şansını yakala!

Genel Atatürk'ün Çocukluk Anısı: Vatan Sevgisi

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve Serdar102 tarafından 18 Nisan 2024 başlatılmıştır.

  1. Serdar102

    Serdar102
    Kayıtlı Kullanıcı

    66
    52
    26
    10
    ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANISI: VATAN SEVGİSİ
    Mustafa’nın kız kardeşi Makbule rahatsızlandığı için çiftlikte kalmıştı. Bugün Mustafa tek başına bakla tarlasında bekçilik yapacaktı. Şu karga kovalama işinin pek bir zorluğu kalmamıştı. Bakla tarlasına gelmeye başladığı ilk günlerde kargalar Mustafa’nın ne derece zorlu bir rakip olduğunu anlamışlar ve onun uyguladığı yöntemi müthiş bir mücadele örneği göstermelerine karşın boşa çıkaramamışlar, çekilip gitmişlerdi.

    Mustafa sabah erkenden bakla tarlasına gelince tarlanın tam ortasında bulunan kulübenin önüne bir sandalye çıkarıp oturdu. Aradan yarım saat geçmeden canı sıkılmaya başladı. Böyle boş oturmak O’na göre değildi. O, bir şeylerle meşgul olsun, bir işe yarasın, faydalı olsun isterdi. Dayısının bakla tarlasında bekçilik yapmakla bir işe yarıyordu, faydalı oluyordu, fakat bunlar yeterli miydi? Hayır, yeterli değildi. Ne yapabilirdi? Kulübede birkaç tane ders kitabı vardı. Kitap en iyi arkadaştı. Okurdun, öğrenirdin, fikirlerin gelişirdi. Mustafa bir kitap alıp okumaya başladı. Böylesi çok daha iyiydi, hem artık canı da sıkılmıyordu.

    Aradan iki saat geçmişti. Mustafa ilerideki tarlaların arasındaki patika yoldan yaşlı bir adamın geldiğini gördü. Yaşlı adamın yanında bir kuzu vardı. Onun gelip tarlanın kenarındaki bir ağacın altına oturmasını fırsat bilen Mustafa yerinden kalktı, kitabı kulübeye bıraktı ve yaşlı adamın yanına gitti. Mustafa söze şöyle bir giriş yaptı: “ Merhaba dede, nereye böyle? “
    Yaşlı adam: “ Yolcuyum ben evlat, kasabaya oğlumun yanına gidiyorum. Bu kuzuyu toruna hediye olarak götürüyorum. Geçen ay köye gelmişlerdi, bir hafta kaldılar. Torun kuzu diye tutturmuştu. Ben de, şimdi çok küçükler, biraz büyüsünler bir tane sana getiririm dediydim. Alsın kuzuyu besleyip büyütsün. Dünyada en önemli şey sevgidir. Sevgisiz kalmış bir insan kuru bir ağaca benzer. Zamanında onun kalbine sevgi tohumu ekilmemiştir, sevmek öğretilmemiştir. Bir bilinmezlik içinde bocalar durur. Yüzyıllardır süregelen anlamsız kargaşayı sevgi yoksunu insanlar çıkardılar. Toplumları birbirine düşman ettiler. Sonuçta bunun acısını insanlık çekti. İnsanlara sevgiyle yaklaşmalı, onların kalplerine sevgi tohumu ekmeliyiz. Sevmek çok güzel bir duygudur ve insanı hayata bağlar. Sevelim, sevilelim, hayatın tadına varalım. “

    Yaşlı adam konuşurken Mustafa oturmuş ve anlattıklarını ilgiyle dinlemişti. Şimdi söz hakkı Mustafa’nındı: “ Dede, bazı insanlar nedense vatanlarını sevmiyorlar. Ben vatanımı çok seviyorum ve bu vatanın evladı olduğum için gurur duyuyorum. Şimdi vatanlarını sevmeyenler vatanını sevmeyi nasıl öğrenecek ve ben vatan sevgimi nasıl geliştirebilirim. Tavsiyelerin neler olacak? “
    Mustafa’ nın coşku dolu konuşması yaşlı adamı şaşırtmıştı. On yaşlarındaki bir çocuğun bu derece bilgili ve kültürlü olması, düşüncesini korkusuzca söyleyebilmesi, öğrendiklerini yeterli bulmaması, yeni bir şeyler daha öğrenmek için soru sorması akıl alır gibi değildi. Hani bu yaşlardaki kaç çocuğun aklına gelirdi vatan sevgisi?

    Yaşlı adam düşüncelerinden sıyrılınca, gülümseyerek: “ Evlat, adını demedin bana, neydi adın? “ deyince Mustafa: “ Dede, benim adım Mustafa “ dedi.
    Bunun üzerine yaşlı adam: “ Sana tavsiyem Büyük Vatan Şairi Namık Kemal olacak. Namık Kemal, türlü engellemelere karşın vatanını çok sevdiğini haykırmaktan çekinmedi. Bu uğurda çok acı çekti, fakat hiçbir acı O’nu vatanına hizmetten alıkoyamadı. “
    Mustafa: “ Bundan sonra Namık Kemal’in şiirlerini daha bir önem vererek okuyacağıma söz veriyorum. Dede, mutluluk nedir sence? Ben mutlu olmak insandan insana değişebilir diyorum “ dedi.

    Yaşlı adamın mutluluk hakkında söyledikleri şunlar oldu: “ Mutluluk yaşamsal bir gerçektir yani yaşamda mutluluk vardır ve her insanın mutluluğu ayrıdır. Hakkın olan mutluluğu başkalarının mutluluğuna gölge düşürmeden istemek sana kalmıştır. Mutlu olmak için büyük şeyler istemek gerekmez. İnsan isterse bir kelebeğin uçuşunu görüp mutlu olabilir. Her neyse Mustafa yavaş yavaş kalkayım. Hava kararmadan kasabaya varmalıyım. Anlattıklarımın sana bir parça faydası olduysa ne mutlu bana. İyi günler dilerim. “
    Mustafa: “ Ne demek dede, hem de çok faydası oldu. Ben de sana iyi günler dilerim. Yolun açık olsun “ dedi. Mustafa yaşlı adam gittikten sonra kulübeye döndü ve sandalyesine oturarak konuşulanları düşünmeye başladı.

    SON

    Serdar Yıldırım

    ATATÜRK'ÜN LİDERLİK SIRLARI
    Tutku Yayınevi
    7. Basım Haziran 2011
    Sayfa 40 - 53

    YAŞAMA YÖN VERENLER
    Atatürk'ün Çocukluk Anıları
    Ata Yayıncılık - Ankara 2012
    Sayfa 15 - 36
     
    37caner bunu beğendi.
  2. Offet1949

    Offet1949
    Kayıtlı Kullanıcı

    28
    6
    2
    10
    Bence çok güzel ve anlamlı bir metin. Özellikle Mustafa karakteri üzerinden okuma alışkanlığı, öğrenme isteği, sevgi, vatan sevgisi ve mutluluk gibi değerlerin doğal bir diyalogla aktarılması oldukça etkileyici.

    Yaşlı adamla yapılan sohbet metnin en güçlü kısmı. Sevginin insan ve toplum üzerindeki etkisi sade ama derin bir şekilde anlatılmış. Mustafa’nın yaşına rağmen bu kadar bilinçli sorular sorması da, aslında doğru eğitim ve doğru yönlendirme olursa çocukların ne kadar derin düşünebildiğini çok iyi gösteriyor.

    Namık Kemal örneğiyle vatan sevgisinin somut bir kişilik üzerinden verilmesi, metni kuru bir öğütten çıkarıp öğretici bir hikâyeye dönüştürmüş. Mutluluk tanımı ise çok yerinde; büyük beklentiler yerine küçük şeylerden mutlu olabilmenin altı güzel çizilmiş.
     
    M A T İ Z bunu beğendi.
  3. Andy

    Andy
    Kayıtlı Kullanıcı

    38
    4
    1
    10
    Mantıklı bir çerçeve çizmişsiniz. "Sonuçlar öngörülemez" gerçeği çok önemli - ne kadar analiz yaparsak yapalım belirsizlik her zaman var. Bu yüzden süreç odaklı olmak, sonuç odaklı olmaktan daha sağlıklı. Düşük riskli seçeneklerin daha sık sonuç vermesi de doğru bir gözlem; küçük adımlarla ilerlemenin uzun vadede daha sürdürülebilir olduğunu gösteriyor. Ancak bazen hesaplanmış risk almak da gerekiyor - önemli olan her kararı bilinçli almak ve önceden belirlediğin stratejiye sadık kalmak. https://mmcgroup.com.tr/
     
  4. Andy

    Andy
    Kayıtlı Kullanıcı

    38
    4
    1
    10
    Çok önemli prensipleri özetlemişsiniz. Özellikle "geçmiş hataları telafi etmeye çalışma" kısmı hayatın her alanında geçerli bir kural. İnsanlar genellikle bir yanlış kararın ardından hemen telafi etme güdüsüyle daha büyük hatalar yapıyor. Duygusal kararlar yerine disiplinli yaklaşım gerçekten her zaman daha iyi sonuç veriyor. Risk-getiri dengesini anlamak ve kendi limitlerini bilmek başarının anahtarı. Özellikle iş hayatında ve yatırım kararlarında bu yaklaşım hayati önem taşıyor. http://bakap.com.tr
     
  5. Andy

    Andy
    Kayıtlı Kullanıcı

    38
    4
    1
    10
    Konuya bilimsel bir şüphecilikle yaklaşmanız ve kesin reçeteler vermekten kaçınmanız çok önemli. Gerçekten de beslenme bilimi sürekli değişiyor ve dünün doğrusu bugünün yanlışı olabiliyor. Bence en önemli nokta "doz meselesi" - hiçbir gıda tek başına mucize ya da zehir değil, denge her şey. Yerel ve mevsimlik beslenme, dengeli hareket ve zihinsel aktivite, stres yönetimi... Bunlar basit görünse de uygulamak gerçekten zor. Özellikle modern yaşamın getirdiği stres faktörlerini kontrol etmek büyük bir mücadele. Bu konuda uzman görüşlerini okumak kesinlikle faydalı olur. https://www.sonybmg.com.tr/
     
  6. Andy

    Andy
    Kayıtlı Kullanıcı

    38
    4
    1
    10
    23 yaşında bu kadar olgun bir futbol felsefesi geliştirmiş olması çok etkileyici. "Pozisyondan çok etki önemli" sözü modern futbolun özeti aslında. Midtjylland'ın sistemi onu gerçekten iyi yetiştirmiş. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi tecrübesiyle zaten büyük liglere hazır. Montella hoca da takip ediyordur mutlaka. Bu sezon 22 gole direkt katkı yapması çok iyi bir performans. Kariyerini yakından takip edeceğiz, başarılar Aral! https://cagataygunaydin.com.tr/